Doğal İngilizcede kelimeler tek tek durup başlamaz. Birbirine bağlanır, sesler değişir veya düşer, küçük kelimeler ise kısalır. İşte Accenty uygulamasının öğrettiği, 8 grupta toplanmış 31 kuralın tamamı; her biri örnekleri ve kaçınman gereken hatalarla birlikte.
pick it up→pick‿it‿up
Aksan
‿ kelimeler bağlanırp ses değişirt ses düşerə zayıf ünlü
Ulama
Kelimeler aralarında duraksamak yerine birbirine akarak bağlanır.
Ünsüzden ünlüye ulama
Bir kelime ünsüzle bitiyor ve sonraki kelime ünlüyle başlıyorsa, sondaki ünsüz sonraki kelimenin ünlüsüne bağlanır.
pick‿it‿up/pɪ.kɪ.tʌp/Kelime kelimepick it upGerçek konuşmadapick‿it‿upCan you pick it up for me?
an‿apple/ə.næ.pəl/Kelime kelimean appleGerçek konuşmadaan‿appleShe ate an apple.
turn‿it‿off/tɜː.nɪ.tɒf/Kelime kelimeturn it offGerçek konuşmadaturn‿it‿offTurn it off before you leave.
not‿at‿all/nɒ.tə.tɔːl/Kelime kelimenot at allGerçek konuşmadanot‿at‿all
💡 Neden olur
İngilizce konuşurken her kelimede sesi yeniden başlatmazsın. Ünsüz, hemen yanındaki ünlüyle birleşir ve hece sınırı kayar: "pick it up", "pi-ki-tup" gibi duyulur.
⚠️ Yaygın tuzak
Her kelimenin arasına küçük bir duraklama koymak. Sana özenli gelse de dinleyene kesik kesik gelir ve sık sık tekrar etmen istenebilir. Konuşman bir liste okuyormuş gibi geliyorsa önce bu kuralı çalış.
/r/ ile ulama
İngiliz İngilizcesi
Britanya İngilizcesinde kelime sonundaki yazılı "r" genellikle okunmaz. Ancak sonraki kelime ünlüyle başlıyorsa yeniden duyulur.
here‿and there/hɪə.rən.ðeə/Kelime kelimehere and thereGerçek konuşmadahere‿and there
💡 Neden olur
Britanya İngilizcesinde "far" tek başına söylendiğinde ünlüyle biter. Ama "r" hem yazımda hem de konuşanın zihninde hâlâ vardır. Ardından gelen ünlü ona bağlanacak bir yer sağlar: "far away", "fa-raway" olur.
⚠️ Yaygın tuzak
Britanya İngilizcesinde bazı "r" seslerinin okunmadığını öğrenip hepsini atlamak. "Four eggs", aradaki "r" olmadan iki ayrı ifade gibi duyulur. Kural, "r" sesini hiç söylememek değil, ardından ünlü geldiğinde söylemektir.
/w/ ile ulama
Bir kelime "oo" veya "oh" sesiyle bitiyor ve sonraki kelime ünlüyle başlıyorsa, arada hafif bir /w/ sesi oluşur.
"go" veya "do" sonunda dudakların zaten yuvarlaktır. Sonraki ünlüyü söylemek için dudaklarını açarken /w/ konumundan geçersin. Bu sesi bilerek eklemezsin; ağzının hareketinden kendiliğinden doğar.
⚠️ Yaygın tuzak
Yazıda varmış gibi güçlü bir "w" söyleme. Ses çok hafif olmalı. "go on", iki ayrı kelime hâlinde "go won" gibi duyuluyorsa fazla belirgin söylüyorsun.
/j/ ile ulama
Bir kelime "ee" veya "eye" sesiyle bitiyor ve sonraki kelime ünlüyle başlıyorsa, arada hafif bir /j/ (Türkçedeki "y") sesi oluşur.
/r/ ile ulama alışkanlığı, yazıda "r" bulunmayan ünlü birleşimlerine de yayılır. "Law and order" ifadesinde "law" sonunda "r" yoktur, ama aradaki boşluk yine de bu sesle dolar.
⚠️ Yaygın tuzak
Bunu özellikle yapmaya çalışma. Britanya İngilizcesini dinlerken şaşırmamak için tanıman yeterli. Yanlış yerde bilerek eklemek tuhaf duyulur; bazı Britanyalılar da bunu özensiz bulur. Söylemeye değil, duyduğunda anlamaya odaklan.
Benzeşme
Bir ses, kendisinden sonra gelen sese hazırlanmak için değişir.
/p/ ve /b/ öncesinde /t/
Kelime sonundaki /t/, sonraki kelime /p/ veya /b/ ile başlıyorsa /p/ sesine dönüşür.
thap person/ðæp ˈpɜː.sən/Kelime kelimethat personGerçek konuşmadathap person
whip paper/waɪp ˈpeɪ.pə/Kelime kelimewhite paperGerçek konuşmadawhip paper
hop bath/hɒp bɑːθ/Kelime kelimehot bathGerçek konuşmadahop bath
💡 Neden olur
/p/ için dudaklarını kapatman gerekir. Ağzın, /t/ için dili üst dişlerin arkasındaki çıkıntıya değdirip sonra dudakları kapatmak yerine bir adımı atlar. Dudaklar erken kapanınca /t/, /p/ olur.
⚠️ Yaygın tuzak
Burada /t/ sesini net söylemek yanlış değildir, ama konuşmayı yavaş ve fazlasıyla özenli gösterir. Doğal konuşma hızında bu değişim kendiliğinden olur.
/k/ ve /g/ öncesinde /t/
Kelime sonundaki /t/, sonraki kelime /k/ veya /g/ ile başlıyorsa /k/ sesine dönüşür.
/p/, /b/ veya /m/ için dudakların kapanması gerekir. Biraz erken kapandıklarında /n/, /m/ olur. İkisinde de hava burundan geçer; /m/ sesinde ağız, dil yerine dudaklarla kapanır.
⚠️ Yaygın tuzak
Bunu bölgesel bir aksan sanma. "Tem pounds", bir lehçeye özgü değil, kelimeleri birbirine bağlayarak konuşmanın yaygın bir örneğidir.
/k/ ve /g/ öncesinde /n/
Kelime sonundaki /n/, /k/ veya /g/ öncesinde /ŋ/ olur.
Ağız yine hareketten tasarruf eder: dil /k/ için ağzın arkasına yönelirken /n/ de aynı yerde oluşur ve "ng" sesine dönüşür.
⚠️ Yaygın tuzak
/n/ ve /k/ seslerini ayrı ayrı, aşırı net söylemeye çalışma. "Ten cars" ifadesini böyle söylemek, ortasında doğal konuşmada olmayan bir kesinti yaratır.
/g/ öncesinde /d/
Kelime sonundaki /d/, /g/ veya /k/ öncesinde /g/ olur.
Bir sesin yerini diğeri almaz; /t/ ve /j/ birleşerek aralarında bir ses oluşturur. "meet you" ile "meacher" bu yüzden neredeyse aynı duyulur.
⚠️ Yaygın tuzak
Bunu argo sanma. "Nice to meet you" derken /t/ ve "you" ayrı ayrı net söylendiğinde dil bilgisi doğrudur, ama bir dil dersi gibi duyulur. "ch" sesiyle söyleyiş, resmî ortamlarda da yaygındır.
/d/ + "you" → /dʒ/
/d/, "y" sesiyle buluşunca ikisi birleşip "judge" kelimesindeki "j" sesini oluşturur.
"would you" ifadesini "wouldja" gibi duyunca sadece samimi ortamlarda kullanıldığını düşünebilirsin. Oysa iş görüşmesi dâhil pek çok ortamda doğal söyleyiş budur.
/s/ ve /z/ + "you" → /ʃ/ ve /ʒ/
/s/ veya /z/, "y" sesiyle buluşunca "sh" ya da "measure" kelimesinin ortasındaki ses oluşur.
Aynı birleşme sürtünmeli seslerde de olur. Dilin /s/ ve /j/ için aldığı konumların ortasında "sh" sesi ortaya çıkar.
⚠️ Yaygın tuzak
Bu değişim, /t/ ve /d/ örnekleri kadar yaygın değildir. Hem "miss you" hem de "mishu" duyabilirsin. Önce duyduğunda tanı; söylerken doğal geliyorsa kullan.
next day/neks deɪ/Kelime kelimenext dayGerçek konuşmadanext day
last night/lɑːs naɪt/Kelime kelimelast nightGerçek konuşmadalast nightI saw them last night.
must be/məs biː/Kelime kelimemust beGerçek konuşmadamust be
💡 Neden olur
Art arda üç ünsüz söylemek zordur ve aradaki ses daha az bilgi taşır. "Next day" ifadesinde kelimeleri tanımayı sağlayan /k/, /s/ ve /d/ korunurken /t/ düşer.
⚠️ Yaygın tuzak
Kelimenin yanlış söylendiğini düşünme. "last night" içindeki /t/ sesini ararken cümlenin devamını kaçırabilirsin. Bu sesin duyulmadığı biçime de kulağını alıştır.
find them/faɪn ðəm/Kelime kelimefind themGerçek konuşmadafind them
💡 Neden olur
Aynı süreç, /t/ sesinin ötümlü karşılığı olan /d/ için de geçerlidir.
⚠️ Yaygın tuzak
Sonraki kelime ünlüyle başlıyorsa /d/ sesini düşürme. "Old man" ifadesinde düşer; "old apple" ifadesinde ise bağlanabileceği bir ünlü olduğu için korunur.
/h/ düşmesi
"he", "him", "her", "his" ve "have" kelimelerindeki /h/, kelime vurgusuzsa ve cümle başında değilse düşer.
tell him/tel ɪm/Kelime kelimetell himGerçek konuşmadatell himTell him I called.
ask her/ɑːsk ə/Kelime kelimeask herGerçek konuşmadaask her
give him/ɡɪv ɪm/Kelime kelimegive him a handGerçek konuşmadagive him
💡 Neden olur
Bunlar dil bilgisel görev taşıyan işlev kelimeleridir. Anlatılanın merkezinde olmadıkları için mümkün olduğunca hafif söylenirler. İlk düşen ses /h/ olur.
⚠️ Yaygın tuzak
Bu kuralı cümlenin ilk kelimesine uygulama. "Him I called" başındaki /h/ düşmez; "tell im I called" içinde ise düşebilir. Kelime vurguluysa veya cümleciğin başındaysa /h/ korunur.
Hece düşmesi
Bazı kelimelerde vurgusuz bir hece tamamen düşer: "camera", yazıda üç heceli görünse de konuşmada iki heceli söylenir.
/g/ sesini iki kez söylemek, hava akışını iki kez kesip bırakmayı gerektirir. Konuşmada bir kez kapatır, biraz tutar ve bırakırsın. Dinleyene iki kelime olduğunu belli eden bu uzunluktur.
⚠️ Yaygın tuzak
İki sesi de ayrı ayrı patlatma. "Big game" içinde iki ayrı /g/ duyulursa fazladan bir vuruş oluşur ve konuşma mekanik gelir.
Sürtünmeli ünsüzlerin ikizleşmesi
Aynı kural sürtünmeli sesler için de geçerlidir: "bus stop" içinde iki ayrı /s/ yerine tek, uzun bir /s/ vardır.
fish ən chips/fɪʃ ən tʃɪps/Kelime kelimefish and chipsGerçek konuşmadafish ən chips
bread ən butter/bred ən ˈbʌ.tə/Kelime kelimebread and butterGerçek konuşmadabread ən butter
you ən me/juː ən miː/Kelime kelimeyou and meGerçek konuşmadayou ən me
💡 Neden olur
İngilizcede ritmin vuruşları anlamı taşıyan kelimelere denk gelir; aradaki kelimeler hızla söylenir. "And" neredeyse hiç vuruş almaz. Bu yüzden ünlüsü şvaya dönüşür, hatta çoğu zaman o da düşer.
⚠️ Yaygın tuzak
Her seferinde tam bir "ænd" söylemek, olmaması gereken bir vuruş ekler. Ritmi İngilizceden uzaklaştırır ve dinleyen bunu hemen fark eder. Hafif ve kısa söyle.
Yine ritmin etkisidir. "want to go" içinde vuruşlar "want" ve "go" üzerindedir; "to" arada kısa ve vurgusuz söylenir.
⚠️ Yaygın tuzak
"wanna" ve "gonna" biçimlerini kaçınılması gereken argo sanma. Zayıflamış biçimler hızlı söylendiğinde böyle duyulur. Yazıda kullanmak zorunda değilsin, ama konuşmada bu söyleyişlere alış.
"of"
"Of", "əv" biçimine, çoğu zaman da yalnızca "ə" sesine zayıflar.
ðə book/ðə bʊk/Kelime kelimethe bookGerçek konuşmadaðə book
ði apple/ði ˈæ.pəl/Kelime kelimethe appleGerçek konuşmadaði apple
ði end əv ðə day/ði end əv ðə deɪ/Kelime kelimethe end of the dayGerçek konuşmadaði end əv ðə day
💡 Neden olur
Ünlüden önce biçim değiştirmesinin nedeni de ulamadaki gibidir. Art arda iki ünlü söylemek zor olduğu için tanımlığın ünlüsü değişir ve sonraki sese geçişi kolaylaştırır.
⚠️ Yaygın tuzak
Her yerde uzun "thee" kullanmak, sanki "THE book, the only one" diyerek özellikle o tek kitabı vurguluyormuşsun gibi duyulur.
"can"
"Can", fiilden önce "kən"; vurgulandığında veya cümlecik sonunda "kæn" olur.
I kən swim/aɪ kən swɪm/Kelime kelimeI can swimGerçek konuşmadaI kən swim
we kən try/wiː kən traɪ/Kelime kelimewe can tryGerçek konuşmadawe kən try
he kən come/hiː kən kʌm/Kelime kelimehe can comeGerçek konuşmadahe kən come
💡 Neden olur
Zayıf biçim olağan söyleyiştir. Kısa cevaplarda olduğu gibi, kelime anlamın merkezine yerleştiğinde ünlü yeniden belirginleşir.
⚠️ Yaygın tuzak
Hızlı Amerikan İngilizcesinde "can" ile "can't" ayrımını duymak için bu ipucunu kullan: olumlu biçim zayıflar, olumsuz biçim zayıflamaz. Belirgin bir ünlü duyarsan olumsuz olabileceğini düşün.
big deal/bɪɡ̚ diːl/Kelime kelimebig dealGerçek konuşmadabig deal
💡 Neden olur
Ağız, hava akışını keser ve havayı bir anda dışarı vermeden sonraki sese geçer. Bu kapanma önceki ünlüyü kısalttığı için dinleyen ünsüzün varlığını yine de algılar.
⚠️ Yaygın tuzak
Kelime sonundaki her patlamalı ünsüzü açığa çıkarıp ardından "that-uh bag" gibi küçük bir ünlü ekleme. Bu fazladan ünlü bir hece daha oluşturur ve aksanı belirginleştirir.
Dil ucuyla hafifçe vurulan /t/
Amerikan İngilizcesi
Amerikan İngilizcesinde iki ünlü arasındaki /t/, dil ucunun hızlı bir dokunuşuna dönüşür ve /d/ gibi duyulur.
a loɾof/ə ˈlɑː.ɾəv/Kelime kelimea lot ofGerçek konuşmadaa loɾof
💡 Neden olur
Ünlüler arasında tam bir kapanma zaman aldığı için dil, üst dişlerin arkasındaki çıkıntıya yalnızca hafifçe dokunur. "Water", "wadder" gibi duyulur.
⚠️ Yaygın tuzak
Sesin iki yanında da ünlü olmalı ve ikinci ünlü vurgusuz olmalı. "Water" içinde bu değişim olur; "attack" içinde ise vurgu /t/ sonrasına geldiğinden olmaz.
Şva ve ritim
Vurgusuz ünlüler zayıf "uh" sesine dönüşür; İngilizceye ritmini veren de budur.
Vurgusuz hecelerde şva
Kelime içindeki vurgusuz ünlüler, yazılışları ne olursa olsun şvaya dönüşme eğilimindedir.
İngilizcenin ritmi vurguya dayanır. Vurgulu hecelere zaman ayrılır ve ünlüleri net söylenir; diğer heceler sıkıştırılır. Yazımda korunan eski ünlüler, bugünkü söyleyişle her zaman örtüşmez.
⚠️ Yaygın tuzak
Ünlüleri yalnızca yazılışa bakarak okuma. "Photograph" ile "photographer" benzer yazılsa da vurgu yeri değiştiği için ünlülerinin çoğu farklı duyulur.
Cümle boyunca ritim
Bütün bu kurallar aynı noktada birleşir: anlamı taşıyan kelimeler vuruşları alır, aradaki kelimeler kalan zamana sığdırılır.
I'd like ə cup əv tea/aɪd laɪk ə kʌp əv tiː/Kelime kelimeI would like a cup of teaGerçek konuşmadaI'd like ə cup əv tea
she's ət ðə door/ʃiːz ət ðə dɔː/Kelime kelimeshe is at the doorGerçek konuşmadashe's ət ðə door
what də you think əbout‿it/ˈwɒ.də juː θɪŋk əˈbaʊ.tɪt/Kelime kelimewhat do you think about itGerçek konuşmadawhat də you think əbout‿it
💡 Neden olur
İngilizcede vurgulu heceler arasındaki süre kabaca eşit tutulur. İki vuruş arasına vurgusuz kelimeler eklendiğinde cümleyi uzatmak yerine bu kelimeleri daha kısa söylersin.
⚠️ Yaygın tuzak
Her kelimeye aynı ağırlığı ve süreyi verme. Buradaki ses değişimlerinin çoğunun temelinde bu ritim vardır. Ritmi oturtmak, kuralları tek tek çalışmadan da diğer değişimleri doğal hâle getirebilir.
Uygulamada
Önce dinle, sonra gölgeleme yap
Accenty'de her örneğin hem tane tane hem de doğal okunuşu çalınır, böylece aradaki farkı duyarsın. Sonra doğal olanı tekrar ederek gölgeleme (shadowing) yapar ve kayıtlarını saklarsın. Önce tam ses tablosundaki seslerin kendisiyle başla.
Sesli tüm kurallarSes haritasıGünde birkaç dakika
Sorular
Bağlantılı konuşma (connected speech) nedir?
Bağlantılı konuşma, kelimeler doğal hızda bir arada söylendiğinde yaşanan değişimlerdir: kelimeler birbirine bağlanır (ulama), sesler değişir veya düşer ve küçük kelimeler zayıf formlara kısalır. "want to" ifadesinin "wanna" gibi duyulmasının ve "next day" derken t sesinin düşmesinin nedeni budur.
Anlaşılmak için kelimeleri birbirine bağlamak zorunda mıyım?
Bağlamadan da anlaşılırsın ama konuşman kelime kelime ve kesik kesik duyulur. Ayrıca bu kalıpları bilmezsen ana dili İngilizce olanların hızlı konuşmalarını takip etmek zorlaşır. Ünsüzden ünlüye ulama (linking) ve zayıf formlar en büyük farkı yaratır.
Bağlantılı konuşma Amerikan ve İngiliz İngilizcesinde aynı mıdır?
Büyük ölçüde evet. Bağlayıcı /r/ (linking r) ve türeme /r/ (intrusive r) İngiliz İngilizcesine özgüdür, çünkü İngiliz aksanında ünlüden sonraki r düşer. "water" ve "get it" ifadelerindeki hızlı t (flap t) ise Amerikan İngilizcesine özgüdür. Bu sayfadaki diğer tüm kurallar her iki aksanda da görülür.
Zayıf form (weak form) nedir?
and, to, of, the, can, was veya for gibi küçük dil bilgisi kelimelerinin vurgusuz okunuşudur. Örneğin "Fish and chips" ifadesi "fish ən chips" diye söylenir. Her yerde tam ve vurgulu formu kullanmak konuşmanın yapay ve tutuk duyulmasına yol açar.